HAK YERDE KALMAYACAK

3/1/2008 -Kategori: Dini hikayeler

Resulullah (S.A.V) bir yerde otururken bir arada bulunan 2 koyundan biri diğerine toslayıp devirdi.Bunu gören Resulullah (S.A.V) güldü.O'na şöyle soruldu:

-Ey Allah'ın Resulü,niçin güldünüz?

Resulullah (S.A.V) şöyle cevap verdi:

-Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki,Kıyamet günü şu koyun diğerinden hakkını muhakkak alacaktır...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ABDEST SUYU

24/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Osman bin Affan (ra),su getirtti ve onunla abdest aldıktan sonra güldü.Yanındaki kimselere:

-Niçin güldüğümü sormayacak mısınız,dedi. Onlar da:

-Niçin güldünüz Ey Müminlerin Halifesi,diye sordular. O da:

-Bir defasında görmüştüm ki Rasulallah (as) buraya yakın bir yerde su isteyip abdest aldı ve sonra da güldü. “Niçin güldüğümü sormayacak mısınız?” dedi. “Niçin güldünüz Ey Allah’ın Rasulü?” dediler.Rasulullah (as) şöyle buyurdular:

“Bir kul abdest suyu isteyip de onunla yüzünü yıkayınca,o kulun yüzünün tüm günahlarını Allah’ın affetmesine gülüyorum.(Abdest suyula birlikte yüzündeki günahların da dökülmesine seviniyorum.) Kollarını yıkayınca da böyle olur,başını meshedince de böyle olur,ayağını yıkayınca da böyle olur.”

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ebu Zekerriya

20/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Allah dostlarından Ebû Zekeriyya hasta döşeğinde ölümle pençeleşiyordu. Yakın dostlarından biri kendisen "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah! (Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.)" sözlerini telkin etmek istedi. Bir etti, iki etti, üç etti. Ebu Zekerriya her defasında söylemeyi reddediyordu.
    Bu durum karşısında yakın dostu Ebu Zekerriya'nın son nefesinde imansız gideceğinden korktu ve endişeye kapılmıştı. Bütün bir ömrünü Allah'a ibadet ve taat etmekle geçiren böylesine bir kimsenin şimdi hasta döşeğinde ölüm ile pençeleşirken Kelime-i Tevhid getirmemesine bir mana veremiyordu. Şeytanın bir kandırışına mı yenilmişti yoksa? Veyahut da yüce Allah'ın tecellisi karşında mı idi?
    Bir müddet kafası bu düşünceler içinde çalkalanan dost baktı ki Ebu Zekerriya sanki kafasında resmi geçit yapan düşünceleri okuyormuş gibi bir aralık gözlerini açarak, "Bana bir şey mi dediniz?" diye sordu. Orada bulunanlar. "Evet, üç defa şehadet getirmeni söyledik, her defasında reddettin. O yüzden büyük bir endişeye düştük." diye cevap verdiler.
    Bunun üzerine Ebu Zekerriya şu olayı anlatmaya başladı:
    "Lanetlik şeytan elinde su bardağı ile gelmişti: Sağ yanıma dikilmiş elinde suyu göstererek "içecek misin?" diye soruyordu. Karşılınğında ise, "İsa, Allah'ın oğludur" dememi istiyordu. Reddettim. Sonra sol yanıma geçip dikildi. Yine aynı hareketleri tekrarlayarak "İsa, Allah'ın oğludur" cümlesini söylememi istedi. Yine reddettim. Üçüncü olarak "La ilahe (Allah yoktur)" diye söyledi, yine reddettim. Böylece her çareye başvurarak tam manasıyla yoklamasını yapıp da müspet bir netice alamayınca elindeki suyla dolu bardağı yere çarptı ve sıvışıp gitti. İşte gerçekte ben sizi değil, onu reddediyordum."
    Ardından da Şehadet getirerek ruhunu teslim eden Ebu Zekerriya gülen bir çehreyle Cennete yolculuk ettiğini müjdeliyordu..

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

VEFA

16/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Ünlü Allah dostlarından Abdullah anlatıyor:
    Bir gece rüyamda birini gördüm. Sevgili Peygamberimizin (sav.) sıkı sıkıya dostça adamın ellerini tutmuştu. Birden şaşırdım. Peygamber'in dost ellerine mazhar olan bu adam, ölmeden önce büyük bir günahkar olarak tanınıyordu. Çünkü bu adam, hükümdarın sadık hizmetçilerinden biriydi ve o'nun her türlü zorba hareketlerinin baş uygulayıcısıydı.
    Dayanamayıp sordum. "Ey Allah'ın Rasulü, dost ellerinizle ellerini sıktığınız bu adamı biz ölmeden önce günahkar olarak biliyorduk. Şimdi ise sizin iltifatınıza erişmiş olduğunu görmekteyiz. Sebebi ne ola ki?"
    Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz (sav.) şöyle buyurdu:
    "Ey Abdullah, ben ona şefaat ettim, Allah da onu bağışladı. Çünkü o bana ömrü boyunca her gece yatağına uzandığında bin defa salavat getiriyordu." 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

NEDEN İMTİHAN EDİYORSUNUZ?

16/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Öğretmen, öğrencilerin aklını karıştırmak için:
- Çocuklar, demiş. Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde, neden bizi dünyaya göndermiş?
Çocuklardan biri, soruya karşılık vermiş:
- Öğretmenim, demiş. Şüphesiz ki siz bizim sınıf geçmemizi istiyorsunuz. O halde neden hepimize direkt 100 vermeyip imtihan ediyorsunuz?..

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

HZ. ÖMER VE NAMAZ

9/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

   Ateşgede, İranlı bir köle, Hz. Ömer Efendimizi namaz kılarken sırtından hançerlemişti. Namazını tamamlamak için belini doğrultmaya çalışıyordu. Yanındakiler, "Sen namaz kılamazsın." dedikçe, o "namaz" diyor, Rabb'ine "namaz" diyerek yürüyordu. Kendini kaybetmeye başlamıştı. Adeta komaya girmişti. Uyandırmaya çalışıyorlar, bir türlü muvaffak olamıyorlardı.
    Bir ara içeriye ashabın gençlerinden Misver İbn-i Mehrame girdi. "Emir-ül Mü'minin'i uyandıramıyoruz!" dediler. Yaşı gençti ama, Ömer'i çok iyi anlamıştı:
    - Emir-ül Mü'minini namaza çağırın, dedi.
    Birisi, ağzını kulağına doğru yaklaştırdı:
    - Es salâh Ya Emir-ül Mü'minin,dedi. "Namaza ey mü'minlerin emiri!" diyordu.
    Bıçak keser, ateş yakar, su ıslatır, Ömer namaza çağrılınca kalkardı. Uyuyan ve birkaç defa çağrıldıktan sonra "Geliyorum!" diyen bir insanın telaşıyla:
    - Ha Allahi izen. "Tamam şimdi kalktım!" diyerek doğrulmaya çalıştı.

* * *

   Fethullah Gülen Hocaefendi, bu hadiseyi anlatıyor ve şöyle yorumluyordu. "Eğer sizde, Ömer vefat ettikten sonra sesinizi ona duyurabilecek ses olsaydı ve siz ona "Es salâh Ya Emir-ül Mü'minin" diye seslenseydiniz, toprağın altından, "Ha Allahi izen" diyerek doğrulduğunu görecektiniz."
    Hz. Ömer'deki namaz aşkı bu idi.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İLAHİ ADALET VE GURUR

9/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

     Suriye'de Gassani Devleti'nin hükümdarı Cebele, Hz. Ömer zamanında Medine'ye gelip müslüman oldu. Hacc için ihrama girdi. Tavaf esnasında bir bedevi onun ipekli ihramına bastı. Cebele, hiddetinden bedevinin yüzüne bir tokat attı. Bedevi de Hz. Ömer'e gidip Cebele'yi şikayet etti. Hz. Ömer (ra) Cebele'ye:
    "Ya hasmına diyet vererek onu razı et! Veya, o da senin yüzüne aynı şekilde vurarak hakkını alsın!" dedi. Cebele:
    "Ben hükümdarım, o ise sıradan bir bedevidir." dedi.
    Hz. Ömer (ra):
    "İslam'da bunun yeri yoktur. İlahi adalet karşısında her ikiniz de eşitsiniz!" dedi. 
    Bu sefer Cebele:
    "Öyle ise bu akşam düşüneyim!" dedi.
    Cebele, bedeviye bir kaç kuruş diyet verip razı etmeyi gururuna yediremedi. O gece yanındakilerle birlikte kaçtı. Bizans'a sığındı ve irtidat etti (dinden çıktı). Bir müddet sonra ise öldü. Gururu, kendisini İslam'ın nurlu yolundan uzaklaştırdı. Hayvani bir hayatın nefsani arzularına aldandı ve böylece ebedi olarak cehenneme mahkum oldu.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

20 SANİYEDE

9/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

    Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
    - Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
    Hazreti Cüneyd:
    - Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
    Şeytan:
    - Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
    - Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ŞİFA ALLAH'TAN.

2/9/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Musa (a.s) günün birinde hasta oldu ve:

-"Ya Rabbi!Karnım ağrıyor bana şifa ver". dedi  Allah-u Teala:

-"Ya Musa!Falanca ağacın yapraklarından al,kaynat ve suyunu iç." buyurdu.

Musa (a.s) bunları yaptı ve şifa buldu.

Aradan aylar geçtikten sonra Musa (a.s)'ın tekrar karnı ağrıdı ve direkt ağaca gitti,yaprağını kaynattı,suyunu içti fakat şifa bulamadı.Ve Allah'a şöyle seslendi:

-"Ya Rabbi! Yaprakları kaynattım,suyunu içtim fakat şifa bulamadım."

Allah-u Teala:

-"Ya Musa! Sen biricide Bizden şifa istedin,biz de o ağacın yaprağına şifa koyduk.İkinci de ise Bize gelmeyip ağaca gittin,şifayı ağaçtan bekledin.Biz de o ağaçtan şifayı aldık." buyurdu.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

AFFETMEK NEDEN GÜZELDİR?

16/8/2007 -Kategori: Dini hikayeler

Lise öğretmeni öğrencilerine şöyle bir öneride bulunur:

-Bir hayat dersine katılmak ister misiniz?

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının önerisini hemen kabul ederler.Bu, öğretmenin çok hoşuna gider. "O zaman bundan sonra söylediğim her şeyi yapacağınıza söz verin" der.

Öğrenciler söz verir. "Yarın hepiniz birer lastik torba ve beşer kilo patatesle geleceksiniz"

Öğrenciler söyleneni yapar.Derse birer lastik torba ve beşer kilo patetesle gelirler.Ama öğretmenlerinin ne yapmak istediğini bir türlü anlayamazlar. Öğretmen:

-Beni iyi dinleyin.Bugüne kadar affetmediğiniz her kişi için torbanın içine birer patates koyun.

Bazı öğrenciler torbanın içini doldururken bazıları da dört veya beş patetes koyar.Sonra da,peki şimdi ne olacak,dercesine öğretmenlerine bakarlar.Öğretmen ikinci açıklamayı yapar:

-Bana söz vermiştiniz.Şimdi bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin,bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız.Yattığınız yatakta,bindiğiniz otobüste,okuldayken sıranızın üstünda hep yanınızda olacaklar.

Öğrenciler bu deneyin sonunu merak etmeye başlarlar.Öğretmenlerinin söylediği gibi nereye giderlerse gitsinler patates dolu naylon torbaları yanlarında taşırlar.Patates torbalarını taşımak dayanılmaz hale gelince de şikyete başlarlar:

-Öğretmenim bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.Hem patatesler de kokmaya başladı.Vallahi insanlar tuhaf tuhaf bakıyorlar.Hem sıkıldık hem de yorulduk...

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

-Gördünüz değil mi?İnsanları affetmeyerek aslında bizler kendimizi cezalandırıyoruz.Ruhumuzu ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.Affetmeyi karşımızdaki kişye bir ihsan olarak düşünüyoruz.Halbuki affetmek her şeyden önce kendimize yaptığımız bir iyiliktir.Kızdığınız veya hata yapan insanları affediniz ki,taşıdığınız torbadan daha ağır olan bu yükten kurtulun.Size bunu anlatmak istedim...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Aybike Ay yÜzLü PrEnSeSiM

Aybike'nin bloğuna hoşgeldiniz

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım


Get Your Own Player!


Designed by In Obscuro